Çocuğun sonraki yıllardaki gelişiminin temelleri, çocukluğun ilk yıllarından itibaren atılır. Anaokulu küçük çocukların temel eğitime hazırlandıkları aşama olmanın yanı sıra yaşıtları ile karşılaştıkları, sosyalleştikleri, güven ve bağlılık tutumlarını geliştirdikleri, öğrenmenin eğlenceli yönlerini deneyimledikleri süreçleri içeren bir yerdir.

İSTEK Bilge Kağan Anaokulunda öğrenciler kendileri için hazırlanmış özenli ve güvenli bir fiziksel ortamda yaparak, yaşayarak, keşfederek ve sorgulayarak öğrenme fırsatına erişirler. Öğrenme ortamları çocukların zihinsel, bedensel, sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemek için çok yönlü bir biçimde hazırlanır. Öğrenme işbirliği, yaratıcılık, merak, empati, şevk, saygı, hoşgörü gibi tutumları deneyimleyecekleri ve geliştirecekleri süreçler üzerine planlanır. Her öğrencinin bireysel hazır bulunuşluğu ve gelişim düzeyi temel alınarak gelişimleri desteklenir.

Öğrenciler öğrenen topluluğunun değerli bir parçası kabul edilir ve bireysel, küçük ya da büyük grup çalışmaları yoluyla sorgulama sürecine dahil edilmeleri sağlanır.

İSTEK Bilge Kağan Anaokulunda eğitim sadece sınıfın içinde yaşanan bir süreç olarak görülmez, çocukların öğrendikleri ile gerçek yaşam arasında bağlantılar kurması, daha iyi bir dünya yaratmanın yolları üzerinde düşünmeleri ve tüm Dünya için daha iyi neler yapabileceklerine ilişkin kararlar alarak bu kararlarını eyleme dönüştürmelerini amaçlayan bir sistem üzerine kurulmuştur.

Uluslararası Bakalorya - İlk Yıllar Programı (International Baccaleureate - Primary Years Programme – IB PYP)

Uluslararası Bakalorya İlk Yıllar Programı (IB PYP), 3-12 yaş arasındaki çocuklar için hazırlanmış bir müfredat çerçevesidir. Program araştırma ve sorgulamanın merkezde olduğu bir felsefe üzerine kurulmuştur. Programın amacı ulusal ve uluslararası değerlere sahip, daha iyi ve daha huzurlu bir dünya yaratmak isteyen bireyler yetiştirmektir.Okulumuz IB PYP öğretim programını 2014-2015 öğretim yılında ilgilenen okul, 2015-2016 öğretim yılında ise aday okul, 2017-2018 öğretim yılında ise yetkili okul statüsünde uygulamaya devam etmektedir. İlk yıllar programı hakkında detaylı bilgiye ilgili linkten ulaşabilirsiniz. (http://www.ibo.org) 

İlkokula Hazırlık

Anaokulumuzda okuma-yazma öğretilmemektedir, önceliğimiz çocuklarımıza her gelişim alanında (bilişsel, sosyal-duygusal, dil, motor, öz bakım) yaş özelliğine göre kazanması gereken becerileri kazandırmaktır. Yaşının gerektirdiği tüm becerileri kazanmış olan çocuklar öğrenmeye de hazır hale gelmiş olmaktadır. Okuma-yazma için gerekli çizgi, ses vb. ön becerilere yönelik pek çok çalışma anaokulumuzda yapılmaktadır. Çizgi, ses ve matematik çalışmaları ile ilgili kitaplar kullanılmaktadır. Ayrıca, öğretmenlerimizin hazırladığı çalışma sayfaları uygulanarak öğrenmeler pekiştirilmektedir. Bu tür çalışmaların yanı sıra ise; çocukların tüm öğrenim yaşantıları süresince kullanacakları becerileri kazandırmaya yönelik çalışmalara ağırlık verilmektedir. Bunlar; problem çözme becerilerinin gelişimi, kendini ifade etme, uzun süreli dikkatini verebilme, yönergeleri alma ve uygulama, başladığı bir işi bitirme, eşyalarının sorumluluğunu alma, öz bakım ihtiyaçlarını yerine getirme vb.’dir. Eğitim-öğretim yılının Aralık ayı itibariyle “İLKOKULA İLK ADIM” programıyla çocuklarımız ilkokul sınıf öğretmenleriyle “Okuma-Yazmaya Hazırlık” çalışmalarına devam etmektedirler. Bu uygulama ile çocukların, ilkokula uyumları kolaylaşmakta ve öğrenme hevesleri artmaktadır. Program sayesinde çocuklarımız hem ilkokulun fiziki ortamını tanıma fırsatı buluyor ve güven duygularını pekiştiriyorlar hem de okuma-yazma sürecine başlangıç yaparak sesleri tanımaya başlıyorlar. Öğrencinin merkezde olduğu çalışmalara paralel olarak Görsel Algı, Ritm, Dinleme, Duyu Eğitimleri, Nefes Çalışmaları, Kalem Kontrolü Çalışmaları, Kitap Çalışmaları, Ses çalışmaları ve Okuma Yazma eğitiminde tüme varım yöntemini destekleyen cümle tamamlatma, resim verip hikaye oluşturma, tekerleme ve bilmece sorma gibi dil etkinliklerine de bolca yer verilmektedir.

İlkokula Hazırlık çalışmalarının diğer bir yönü ise anne-babalarla ilgilidir. Bir sonraki yıl çocuğu ilkokula başlayacak olan anne-babaların da ilkokul sürecine hazır olması önemlidir. Bu konuda anne-babalara yönelik rehberlik bültenleri gönderilir, ilkokula hazırlık seminerleri ve ilkokulu bilgilendirme toplantıları düzenlenir. Ayrıca; ilkokula hazır olma konusunda anne-babalar çocuklarının gelişimiyle ilgili sınıf öğretmeni ve rehberlik birimi tarafından bilgilendirilir ve desteğe ihtiyaç öğrencilere bireysel destek çalışmaları anne-babalarla işbirliği yapılarak gerçekleştirilir.

Kütüphane

Kütüphane İlk Yıllar Programının ve okulumuzun kalbidir. Araştıran-sorgulayan, bilgili, düşünme ve iletişim becerileri gelişmiş, evrensel bakış açısına sahip bireylerin yetiştirilmesinde kütüphane çalışmaları önemi yer oynar.

Öğrencilerimizin düşünme ve anlama etkinliklerini desteklemek, iletişim ve sosyal becerilerini geliştirmek üzere anaokulumuzda sorgulama programının içine geçmiş olarak uygulanan dil öğrenimi için kütüphane dersleri oluşturulmuştur. Anaokulumuzun kendine ait kütüphanesinde, Kütüphane öğretmeniyle gerçekleştirilen çalışmalarda araştırma becerileri gelişirken, aynı zamanda dilin unsurlarını farketme, dili etkin olarak kullanabilme vb. becerilerinde gelişmesine katkıda bulunulur. Ayrıca yazar etkinlikleri, kitap günleri, Özgün kitap oluşturma çalışmaları vb. ile de erken yaşlardan itibaren yaşam boyu devam edecek okuma sevgisi ve bilgi okur-yazarı olmanın temelleri anaokulunda atılır.

Ölçme Değerlendirme

Ölçme ve değerlendirme öğretimin ve öğrenmenin vazgeçilmez bir parçasıdır; ayrıca İlk Yıllar Programının beş temel öğrenme unsuru aracılığıyla öğrencilerin dikkatli ve etkili bir şekilde yönlendirilmesi hedefinin merkezinde yer alır. Öğrencinin öğrenme sürecinin farklı aşamalarında ne bildiklerini, ne merak ettiklerini ve ne öğrendiklerini içeren süreç ve sonuca yönelik değerlendirmeleri gerçekleştirmek amaçlanır. Bu değerlendirmeler gerçekleşirken bir dizi farklı strateji, yöntem ve teknik kullanılır. Yapılan değerlendirme sonuçları, programın geliştirilmesi amacıyla kullanılabileceği gibi eğitimin etkisini belirlemek amacıyla da kullanılır. Her iki durumda da hedefimiz çocukların gelişimini ve eğitimini desteklemektir.

  • Gözlem kayıtları
  • Anektod kayıtları
  • Gelişim Kontrol listeleri ve Standart Testler
  • Her dönemde bir kez olmak üzere Portfolyo Sunumları
  • Her dönemde bir kez öğrencinin tüm gelişim alanlarına yönelik olarak verilen Gelişim Raporları
  • Her dönemde öğrencinin aldığı branş derslerinde yapılan gözlemlere dayanarak hazırlanan rubrikler (İngilizce, Beden Eğitimi/Yüzme, Müzik, Resim, Dans vb. )

gibi yöntemler yoluyla yapılan ölçme değerlendirme çalışmalarından elde edilen bilgiler, öğrenci, öğretmen ve velilere bilgi vermek amacıyla düzenlenen, veli bilgilendirme toplantıları, bireysel veli – öğretmen görüşmeleri, öğrencilerin yönettiği portfolyo toplantılarıyla ailelerle paylaşılır.


Aile Katılımı

Aile katılımı, ailelerin kendilerine, çocuklarına ve sorgulama programına yarar sağlayacak doğrultuda becerilerini ortaya koyma sürecidir. Diğer bir tanımlamayla ise aile katılımı; anne babaların öğrenme sürecine katkıda bulunmalarını sağlayan, sürece doğrudan dahil oldukları etkinliklerdir.

Öğrencilerimizin aileleriyle ortak yaşantı geliştirmenin interaktif bir okul-aile işbirliğiyle sağlanacağına inanıyoruz. Çocuklarımızın gelişimine çok yönlü katkıda bulunabilmek, ailelerin okulumuzu & okul ortamımızdaki eğitim etkinliklerimizi yakından tanıyabilmeleri ve çocukların deneyimlerini paylaşabilmelerini sağlayan meslek-hobi-beceri tanıtımları, masal okuma, mutfak etkinliği yapma vb. pek çok etkinlik yıl boyunca devam eder.

“ÇOCUKLARDA BENLİK FARKINDALIĞI “

İKİNCİ ADIM – SECOND STEP

SOSYAL VE DUYGUSAL BECERİLERİ DESTEKLEME PROGRAMI

 

   “Eğitim sosyal bir süreçtir; eğitim gelişimdir, eğitim hayata hazırlamak değil hayatın kendisidir..” John Dewey

 Değişim yaşamın kaçınılmaz olgusudur.  Eğitim değişimden en çok etkilenen alanlardan biridir. Yapılan araştırmalar; son dönemde teknolojinin bu kadar gelişmesiyle birlikte çocukların sosyal deneyimsel süreçlerden uzaklaşıp daha fazla bireyselliğe yöneldiklerini ortaya koymaktadır.  Ancak İnsan sosyal bir varlıktır, mutlu olabilmesi içinde, birlikte yaşayabilme becerisine sahip olması gerekliliği unutulmamalıdır.  Bu nedenle, kişilik,  gelişiminin önemli bir kısmının tamamlandığı anaokulu ve ilkokul yıllarında “sosyal duygusal öğreniminin” ne kadar önemli olduğu karşımıza çıkmaktadır.

    Sosyal ve duygusal öğrenim sürecinde; çocukların duygularını tanıdığı ve yönetmeyi öğrendiği; içinde yaşadığı çevre ve toplumu önemsemeye başladığı; sorumlu davranmayı, pozitif, sağlıklı sosyal ilişkiler kurmayı, kendisi ve çevresine zarar veren davranışlardan kaçınmayı öğrendiği bir süreç olarak tanımlanır.

    Sosyal ve duygusal gelişim süreçleri; kişisel farkındalık, öz yönetim, sosyal farkındalık, sosyal ilişki becerileri ve sorumlu karar alma gibi alt başlıklardan oluşmaktadır.  Erken çocukluk döneminde; bir çocuğun kendi duygusal farkındalığı gelişmeden, sosyal ilişkiler içinde empati kurma becerisini kazanması mümkün değildir. Kişisel farkındalık çocuğun duygu, düşünce ve değerlerinin farkında olması ve bunların davranışlarını nasıl etkilediğini anlamasını sağlar. Öz yönetim ise çocuğun sağlıklı bir şekilde duygu ve düşünceleriyle başa çıkabilmesi, duygularıyla bağlantılı olarak davranışlarını yönetebilmesi demektir: stres altında kendini rahatlatabilmek, ani dürtü ve isteklerini kontrol edebilmek, kendi isteği doğrultusunda koyduğu kişisel ve akademik amaçlar için kendini motive edebilmesini kapsamaktadır.

   Sosyal ve Duygusal gelişimi desteklenen çocuklar,

  • Duygularını ifade edebilir, güçlü duygularını kendilerine ve başkalarına zarar vermeksizin yönetebilir,
  • Kendini sakinleştirme süreçlerini kullanabilir,
  • Dürtülerini kontrol edebilir ve problemlerini çözebilir,
  • Riskli davranışlardan uzak durur, stres yönetimi yapabilirler.

 

Uluslararası platformda birçok eğitimci ve araştırmacı çocukların sosyal ve duygusal öğreniminin okullarda verilen eğitime entegre edilmesinin çocukların kritik temel yaşam becerilerini kazanmasında çok önemli olduğunu savunmaktadır. Sosyal ve Duygusal Öğrenmeyi okul ortamına dahil etmenin öğrencileri hayata hazırlamak gibi uzun süreli etkileri olacağı gibi okul ortamında yaratacağı olumlu etkilerden de bahsetmek son derece önemlidir. 

Bu önemin farkındalığı ışığında  İSTEK Anaokulları ve İlkokulları olarak öğrencilerimizin sosyal duygusal gelişimlerini  destekleyecek “İKİNCİ ADIM – SECOND STEP” programı uygulanmaya başlanmıştır.

Tüm eğitim kadrosuyla birlikte deneyimsel iki günlük eğitim sürecinin ardından okullarımızda uygulanan uluslararası eğitim müfredatımıza  “İkinci Adım – Second Step” programı dahil edilmiştir.

Dünyanın 18 ülkesinde 30 milyon çocuğa ulaşan İkinci Adım Projesi, orjinal adı ile “Second Step”, Committee for Children tarafından geliştirilmiş bir programdır. Türkiye’de 25 okulda uygulanmaktadır.

İkinci Adım Programı (Second Step)  çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemeyi hedefleyen yapılandırılmış, önleyici bir programdır. Okul öncesi (3-4 yaş), Ana Sınıfı (5-6 yaş), 1., 2., 3. ve 4. sınıf düzeylerine uygun hazırlanmış programları vardır. Her sınıf düzeyinde empati, dürtü kontrolü, öfke yönetimi ve problem çözme alanlarına ait farklı alt becerileri geliştirir. Farklı sınıf düzeylerine özel programlar o yaş grubuna spesifik becerileri basitten karmaşığa sıralı bir biçimde öğretirken, sosyal-duygusal gelişim alanında zorlanan çocukları değil, tüm çocukların gelişimini sağlamayı amaçlar.

Birçok araştırmaya konu olan ve ödüle layık görülen programın uygulama sonrasında;

  • Okul iklimini olumluya çevirdiği,
  • Öğrenciler arasında kabul ve hoşgörünün artıp, çatışmaların indirgendiği,
  • Akademik başarının arttığı
  • Disiplin cezası alan öğrencilerin sayısında azalma olduğu gözlemlenmiştir.

İkinci Adım Programı, çocukların okula ilk tanıştığı andan itibaren empati kurma, dürtü kontrolü, problem çözme ve öfke yönetimi becerilerinin gelişmesine yarımcı olarak eğitim hayatına sosyal- duygusal açıdan donanımlı olarak hazırlamayı hedefliyor.

Farkındalığı yüksek, kendini kontrol edebilen ve sağlıklı iletişim kurabilen çocuklar yetiştirebilmek ve sosyal duygusal öğrenimi etkili biçimde geliştirmek için “ ilk adım” ailede,  “ikinci adım” ise okul atılır.”

 

Kaynakça:  http://www.sdoakademi.com/neden-okullarda-sosyal-duygusal-ogrenmeye-yer-acilmali